Araç alacaklar dikkat! Bu firmaların ekspertiz raporu geçersiz

İkinci-el araç alım satımıyla ilgili yönetmelik 20 Ağustos 2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanıp yürürlüğe girdi. Güneş, yeterlilik belgesi olmayan firmalardan alınan ekspertiz raporlarıyla yapılan araç alım-satımları sonrası araçta ortaya çıkacak arızalarla ilgili önemli yasal uyarılarda bulundu. Güneş, bu yasanın hem tüketiciyi korumak hem de işlerin belli standartlarda yapılması için çıkarıldığını söyledi.

NOTER SATIŞINDA ŞERH DÜŞÜYOR

Yasaya göre 8 yaşını ve 160 bin km’yi geçmeyen araçlar için noterlerde ekspertiz zorunluluğu getirildiğini belirten Güneş, “Bu araçlar TSE kapsamında ekspertizleri yapılmadan notere gidildiğinde alıcı ve satıcı, eğer ekspertiz raporu sunulmadıysa satış senedine ‘ekspertizi yapılmadan alım-satımı yapılmıştır’ diye şerh düşmekte. Bir süre sonra ekspertiz yapılmadan araç alım-satımı da yapılamaz hale gelecek. Bundan dolayı kurumsal firmaların çoğu TSE yeterlilik belgesi almak durumunda kaldı” dedi

 

SATIŞTAN SONRA DA SORUMLULUK

TSE hizmet yeterlilik belgesi olmayan firmaların ekspertiz raporlarının geçersiz olduğuna dikkat çeken Güneş, “Noter bunu geçerli saymıyor. TSE yeterlilik belgesi alan kurumsal firmaların tercih edilmesi, tüketici açısından büyük önem taşıyor. İleride doğabilecek yasal muhalefetlere karşı hem tüketici hem satıcı kendini korumaktadır. Bu yasada satıcının bazı yükümlülükleri var. Eğer bir vergi mükellefi ya da galerici ise sattığı aracın motor ve şanzımanından 3 ay ve 5 bin kilometre sorumlu. Arıza ve tamirinden aracı satan kişi sorumlu” diye konuştu.

 

TSE KAPSAMINDAKİ KONTROLLER

Yeterlilik belgeli firmalarda boya, kaporta, fren, amortisör, yanal kayma, conta kaçak, motor performans gibi bütün testlerin yapıldığını kaydeden Güneş, lastik dış derinlikleri ve tarihleri, akü ölçümü, koltuk, tavan ve kapı döşemelerinde deformasyon ya da yırtıklar gibi aracın tamamının TSE kapsamında kontrol edildiğini açıkladı. Böylece müşterinin aldığı ürünle ilgili olası tüm masrafları öğrenebildiğini anlatan Güneş, Türkiye’de 5-6 bin civarındaki ekspertiz firması içinde sanayideki sadece bir boya atölyesinin ekspertiz hizmeti verebildiğini, ancak yeterlilik belgesi bulunmadığını kaydetti.

BELGE İÇİN KRİTERLER

Bu belge için belli kriterler olması nedeniyle herkesin alamadığını söyleyen Güneş, şunları söyledi: “İşletmenin metrekaresi, üstünde konut olmaması, makine ekipmanları, personelin yeterlilik belgesine kadar birçok kriter var. İşletmenin boya, kaporta, motor-mekanik ustalarının da kendi alanlarında hizmet yeterlilik belgesi olması gerekiyor. Bu belgenin her yıl yenileniyor olması nedeniyle işletme de her yıl denetimden geçiyor.”

MAHKEMEDE GEÇERLİ OLMAZ

TSE belgesi olmayan firmalardan alınan raporların yasal olarak geçerli sayılmayacağını da sözlerine ekleyen Güneş, şu uyarıda bulundu: “Firma da, satıcı da 5 yıl boyunca bu belgeyi saklamak zorunda. Noter de ekranında yeterlilik belgesi olan firmaları görebiliyor. İleride doğabilecek sorunlarda mahkeme ekspertiz raporunu soracak. Çünkü işler bu evrak üzerinden yürüyor. Tüketicilerin en çok dikkat etmesi gereken konu, ekspertiz raporu aldıkları firmanın TSE hizmet yeterlilik belgesi olmasıdır.”

Perakendeci mağaza kapatıyor, ‘dijital’de doğan mağaza açıyor

COVID-19 sürecinin dünyayı kasıp kavurması, ilk dönemlerde hayatı durduran noktaya gelinmesi, şu tür haberli sıklaştırdı:

► JC Penny, 800 mağazasının 240’ını kapatıyor.

►Macy’s, 3 yıl içinde 125 mağaza kapatacak.

Ardından mağaza kapatma eğilimleri araştırmalara yansıdı:

► Coresight Research: Bu yıl 20-25 bin büyük ölçekli perakende mağazası kapatılacak.

► UBS: 2025’e kadar her yıl ABD’deki mağazaların yüzde 2’si kapanacak. 2019’da 883 bin olan perakende mağaza sayısı 2025’te 782 bine düşecek.

Pamela N. Danziger’in forbes.com’daki konuyla ilgili yazısı Türkiye’de perakende sektörüne danışmanlık hizmeti veren bir arkadaşımın dikkatini çekince bana da gönderdi.

Danziger’in yazısının girişinde şu saptama var:

– Perakende sektöründe işler kötüye gitmeye başlayınca ilk refleks mağazaları kapatmak oluyor. COVID-19 nedeniyle mağazalarını açamayan perakendecilerin çoğu da toparlanmak için bu yolu tercih ediyor.

Danziger, yazısında forbes.com yazarlarından Steve Dennis’in yeni kitabı “Remarkable Retail”den şu alıntıya yer verdi:

– İrtifa kaybeden bir perakende mağazası için çözüm çok sayıda mağaza kapatmak değil. Büyük ölçekli olup da maliyetleri kısarak ya da mağaza azaltarak rahata eren bir perakende markası görmedim.

Danziger, ardından şu noktaya işaret etti:

– Sıkıntıya düşen çok sayıda perakendeci kendini korumaya çalışırken, dijital teknolojileri benimsemiş az sayıdaki marka da birbiri ardına mağazalar açıyor.

Yazıda Forbes muhabiri Lauren Debter’in haberinden şu bilginin altı çizildi:

– Yaklaşık 2 bin dijital marka mağaza açıyor. 2023’e kadar 850 mağazanın daha açılacağı öngörülüyor.

Danziger, bu eğilimi görünce şu soruyu ortaya attı:

– Peki ama neden?

Yanıtını şöyle verdi:

– Online ortamda yeni müşteri kazanmanın maliyeti büyük bir hızla artıyor. Dijital markaların çabaları, fiziksel anlamda da perakende dünyasında yer almadıkça artık işe yaramıyor.

Sonra ekledi:

– Dijital markalar açısından mağazalar, satış yapılsın ya da yapılmasın, yeni müşteri kazanmak için merkez rolü üstleniyor.

“Retail Prophet” danışmanlık şirketinin kurucusu ve “Reengineering Retail: The Future of Selling in d Post-Digital World” kitabının yazarı Doug Stephens’in şu yorumu üzerinde durdu:

– Mağazaları sadece satış üzerinden değerlendirirseniz, aralarındaki farkı asla anlayamazsınız ve daha da kötüsü, büyük olasılıkla yanlış mağazalar kapatırsınız.

“Kearney” şirketinin Global Tüketici Uygulamaları Stratejisi Ortağı ve “The Future of Shopping Centers” araştırması yazarı Michael Brown’ın şu yaklaşımını yazısında paylaştı:

-Mağaza, müşterilerin markayla ilişki kurması için fırsattır. Müşterilere markayla, markanın temsilcileriyle bağ kurma ve markadan ilham alma imkanı sunar.

Pamela N. Danziger’in forbes.com’daki yazısı, online satışların artmasının mağazaları ortadan kaldırmayacağını gösteriyor.

Perakende sektörünün yeni yol haritasında bu durumu aklından çıkarmaması gerektiği anlaşılıyor…

‘Müşteriyle etkileşim’ mağazanın kâr-zarar hesabına dahil edilsin

PAMELA N. Danziger, forbes.com’daki yazısında “Kearney” şirketinin Global Tüketici Uygulamaları Stratejisi Ortağı ve “The Future of Shopping Centers” araştırması yazarı Michael Brown’ın şu uyarısına yer verdi:

– Mağazayı müşteriyle etkileşim noktası olarak ölçümleme uygulamasının, kurumsal kâr-zarar hesaplarına dahil edilmesi gerekiyor. Mağazaların gerçek değerinin anlaşılabilmesi için bir dizi yeni performans ölçümünün benimsenmesi gereği ortaya çıkıyor.

Brown’ın müşteri performans ölçümlerinin mağaza bazında değil, bölgesel bazda yapılması gerektiği yaklaşımını paylaştı:

– Perakende şirketleri bölgesel bakış açısı edinirse, belirli bir pazarda müşterilerle farklı seviyelerde ilişki kurmak için farklı mağaza türleri tasarlayabilirler.

Bown’ın şu sözlerinin altını bir kez daha çizdi:

– Mağaza, markaya müthiş değer katar. Bu bir pazarlama biçimidir. Müşteri kazanmaktır. Etkileşim noktasıdır. Markayı güçlendirme ve bağ kurma imkanıdır.

Pamela Danziger, yazısında Cowen Genel Müdürü Oliver Chen’in şu değerlendirmesine yer verdi:

– Yöneticiler, mağazaların yeni müşteri kazanma açısından değişen rolünü görmeli. Mağazaları, hem online hem de offline müşteri kazanımı için deneyim noktası olarak değerlendirmeli.

Mezar yerine kredi verildiği günleri gördük

GAYRİMENKUL Borsası (GABORAS) CEO’su Kurtuluş Altun’la Dünya YouTube kanalındaki haftalık yayınımıza konuk olan Eva Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Cansel Şirin Turgut Yazıcı, sektörün Türkiye’de devreye girdiği günleri anlatırken ilk dönemlerde yaşadıkları şu örneği paylaştı:

– 2001 krizinde el konulan bankaların gayrimenkullerinin değerlemesini yaparken “mezar yeri” teminat gösterilerek kredi alındığına dair örnekler gördük.

Yazıcı, gayrimenkul değerleme şirketlerinin devreye girmesini sağlayan yasanın 2002’de çıktığını, SPK’dan lisans alan şirketlerin faaliyete 2003’te başladığını kaydetti:

-200’e yakın gayrimenkul değerleme şirketi var. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), 2006’da yaptığı bir düzenlemeyle bu şirketlere bankalardaki gayrimenkullerin değerlemesine dönük ek lisans vermeye başladı.

Yazıcı’ya sordum:

– Bankaların “mezar yeri”ni teminat kabul edip, kredi verdiği örnekler bugün de var mı?

Yanıtladı:

– Hayır…

kaynak: https://www.dunya.com/kose-yazisi/perakendeci-magaza-kapatiyor-dijitalde-dogan-magaza-aciyor/479213

Yabancıların gayrimenkulde en çok tercih ettiği il Manisa oldu

YABANCIYA KONUT SATIŞINDA DÜŞÜŞ

Konut satışı özelinde bakıldığında ise TÜİK tarafından açıklanan verilere göre; adet bazında, 2020 1. yarıyıl sonu itibariyle Türkiye genelinde, toplam 14 bin 262 adet konut satıldı. Bu rakamla, 2019 yılının aynı dönemine göre yüzde 28,5’lik bir düşüş görüldü. Yabancılara satılan konutların toplam konut satışları içindeki oranı 2019’ yılı 1. yarıyıl döneminde yüzde 3,9 iken bu oran 2020 yılı aynı döneminde yüzde 2,3’e geriledi.

 

 

GAYRİMENKULDE ÜRDÜN, KONUTTA İRAN İLK SIRADA

2020 yılı 1. yarıyıl döneminde, yabancıların Türkiye genelindeki toplam hisseye isabet eden yüz ölçümü bazında tüm gayrimenkul yatırımları incelediğinde, ilk sırada Ürdün yer alıyor. Bu kategoride bir önceki yılın birincisi Mısır’ın yerini alan Ürdün’ü de Mısır, Filistin, Suudi Arabistan, Afganistan, Irak, Dominika, Katar, İran ve Almanya takip ediyor.

2020 yılı 1. yarıyıl döneminde Türkiye genelinde yabancılara yapılan toplam konut satış âdetinde ise İran ilk sırayı aldı. İran’ı, Irak, Çin, Azerbaycan, Rusya Federasyonu, Filistin, Afganistan, Almanya, Ürdün ve Türkmenistan takip etti.

 

 

GAYRİMENKULDE EN ÇOK MANİSA TERCİH EDİLDİ

Tüm gayrimenkul cinsinden en çok tercih edilen iller özelinde alımlarda ise toplam hisseye isabet eden yüz ölçümü bazında 2020 yılı ilk yarıyılında yabancıların gayrimenkul yatırımlarında en çok tercih ettiği il Manisa olurken, Manisa ilini sırası ile Konya, İstanbul, Antalya, Tekirdağ, Edirne, Sakarya, Muğla, Ankara ve Denizli izledi.

 

kaynak: https://www.haberturk.com/ilk-yariyilda-gayrimenkulde-urdun-konutta-iran-ilk-sirada-2781718-ekonomi

EVİN DEĞERİ NEDİR? NASIL HESAPLANIR?

Evin değeri bazı kriterlere bağlı olarak hesaplanmakta olup evin satımı ve alımını etkileyen fiyat aralığını bulmaya yardımcı olmaktadır.
Evin değeri, evin unsurlarına bağlı olarak hesaplanmaktadır. Emlak sektöründe çok önemli bir yeri bulunan ev değeri hesaplama işlemi profesyonel emlak danışmanları ve uzmanlar tarafından yapılmaktadır. Ekspertiz raporu ile de belirlenebilen ev değerlerinin hesaplanmasında objektif ve profesyonel davranılması gerekmektedir. Evin satışı için belirlenecek olan tutarın hesaplanması, evin değerinin hesaplanması ile ortaya çıkmaktadır. Evin değerini hesaplamak isteyenler ekspertizler ile görüşerek bir rapor hazırlatabilmektedir. Evin değerinin hesaplanması sırasında birçok kriter göz önünde bulundurulmaktadır.  Evin Değeri Ne Anlama Gelmektedir? Evin değeri, satışı yapılacak olan gayrimenkulün değerinin hesaplanması anlamına gelmektedir. Daha fazla ya da daha az gibi fiyatlara satılmasının önüne geçilmesi için yapılan bir değerlendirme olan ev değeri hesaplama işlemi uzmanlar tarafından yapılmaktadır. Ev değerini hesaplamak için yapılan bazı işlemler bulunmaktadır. Evin değerini hesaplama sırasında sadece gayrimenkulün değil dış etkenlerin de hesaba dahil edilmesi gerekmektedir. Objektif bir ev değeri hesaplama işlemi için profesyonel bir uzmandan destek alınması gerekmektedir. Evin satışı sırasında da hazırlanan bu ekspertiz raporu kullanılabilmektedir.  Evin Değeri Nasıl Hesaplanmaktadır? Ev değerini hesaplamak için belli unsurlara dikkat edilmesi gerekmektedir. Evin gerçek fiyatının ortaya çıkarılması için yapılması gereken bir işlem olan ev değeri hesaplama süreci uzmanlara yaptırılmalıdır. Evin değerini hesaplamak için birçok kritere dikkat edilmesi gerekmektedir. Konut kredisi ekspertiz raporu ile alınabilmekte olup konut üzerine kredi almak isteyenlerin de bu değeri hesaplatması gerekmektedir.

•    İl, ilçe
•    Merkeze olan mesafe

•    Ulaşım kolaylığı

•    Gayrimenkul etrafındaki sosyal ve temel ihtiyaçların giderilmesine yetecek kadar iş yeri bulunması

•    Metrekare

•    Banyo

•    Oda

•    Kat sayısı

•    Bina yaşı

Gibi unsurlar ile evin değeri hesaplanmaktadır.

Kaynak: https://www.emlak365.com/emlak-terimleri/evin-degeri-nedir-nasil-hesaplanir-h20695.html

EKSPERTİZ RAPORU GEÇERLİLİK SÜRESİ NE KADAR DEVAM EDER?

Binalar, konutlar veya yapılar için çıkarılan ekspertiz raporu maliyetli bir işlem. Peki özellikle konut kredisi işlemlerinde müşterilerin karşısına çıkan ekspertiz raporu geçerlilik süresi ne kadardır? Bankalar genellikle ne kadar ekspertiz ücreti alırlar?
Bilindiği üzere konut kredisi kullanmak isteyen vatandaşların karşısına çıkarılan en önemli masraflardan birisi ekspertiz ücretidir.  Alınacak konutun, yapının değerinin belirlenmesi amacıyla alınan ekspertiz raporu adına merak edilen konulardan birisi de geçerlilik süresi. Emlak365.com olarak ekspertiz raporunun kullanım süresine ilişkin mevzuat detaylarını araştırdık. İşte ekspertiz raporunun kullanım süresine dair detaylar;

EKSPERTİZ RAPORUNUN KULLANIM SÜRESİ NE KADAR?

Öncelikle bu konu hakkında şu bilgiyi paylaşmak gerekiyor. Ekspertiz raporunun geçerlilik süresine dair resmi karar, yönetmelik kararı bulunmamakta.  Konut fiyatlarının çok sayıda etmene bağlı olarak değişmesi ve bu etmenlerinde kısa vadede çok hareketli olması da raporun süresi hakkında bilgi veriyor. Ekspertiz raporu için geçerli süre konusunda ise ortalama süre 6 ay ile 1 yıl arasında değişmekte.  Ancak burada bankaların uyguladığı sistemde, kredi kullanımlarında yeni rapor alınıyor. Ancak bu durumda bazı istisnai durumlarda uygulanuyor. Bu bağlamda; aynı bankaya 2. başvuru durumunda, veya bazen aynı ekspertiz firmasıyla birden fazla bankanın çalışması durumunda (diğer banka için alınmış raporun bu banka tarafından kabul görmesi istendiğinde) bu firmadan alınmış raporlar kabul edilir.

Haberin Tamamı İçin: https://www.emlak365.com/emlak-haberleri/ekspertiz-raporu-gecerlilik-suresi-ne-kadar-devam-eder-h24733.html

Emlak365.com

Kaynak: https://www.emlak365.com/emlak-haberleri/ekspertiz-raporu-gecerlilik-suresi-ne-kadar-devam-eder-h24733.html

 

YABANCIYA KONUT SATIŞI İÇİN DERNEK KURULUYOR

Yabancıya gayrimenkul satışını 6 milyar dolardan 20 milyar dolara çıkarma hedefiyle yola çıkan yeni nesil inşaatçılar dernek kurdu. Gayrimenkul Yurtdışı Tanıtım Derneği izinlerin ardından faaliyete başlayacak.

Gayrimenkulcüler yabancılara konut satışını artırmak ve tanıtım ağını genişletmek için Gayrimenkul Yurtdışı Tanıtım Derneği’ni kuruyor. İnşaat ve Konut Konferansı’nda konuşan Fuzul Yapı Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Faruk Akbal, Türkiye’nin bu yıl yabancıya 6 milyar dolarlık satış yaptığını, oysa potansiyelinin çok daha büyük olduğunu belirtti. Akbal dernek için başvurularını yaptıklarını yakın zamanda resmi onayı da alacaklarını ifade etti. Konferansta konuşan İNDER Başkanı Nazmi Durbakayım da gayrimenkul sektörü için 2020’nin daha hareketli geçeceğini söyledi.

Durbakayım, “2019’da yüzde 94’lerden yüzde 68’lere kadar gerileyen inşaat sektörüne güven endeksi tekrar yükselme eğiliminde. 2020’de çarklar yeniden dönüyor. İstihdam sayısını 2.5 milyona çıkarmayı amaçlıyoruz” dedi. Gayrimenkulcüler yabancılara konut satışında turizmcileri örnek aldı. Tanıtım ağını genişletmek ve devlet desteğini arkasına almak isteyen yeni nesil inşaatçılar bu amaçla Gayrimenkul Yurtdışı Tanıtım Derneği’ni kurdu.

Bu yıl 8’incisi yapılan İnşaat ve Konut Konferansı’nda konuşan Fuzul Yapı Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Faruk Akbal, Türkiye’nin bu yıl yabancıya 6 milyar dolarlık satış yaptığının oysa potansiyelinin çok daha büyük olduğunu söyledi. Akbal. “Yaptığımız çalışmalar en az 20 milyar dolarlık bir potansiyel olduğunu gösteriyor. Ancak Türkiye’de genel algı topraklarımızı yabancıya satıyoruz şeklinde. Halbu ki ABD yabancıya her yıl 157 milyar mülk satıyor. Bu rakam İngiltere’de 4050 milyar pound civarında. İspanya’da ise yabancıya bize yakın konut satışı yapılırken, elde ettiği gelir bizim iki katımız kadar. Bunun biran önce bizim lehimize dönmesi gerekiyor” diye konuştu.

Resmi onay bekleniyor

Bu rakamı yükseltmek için dernekleşme yoluna gittiklerini belirten Ömer Faruk Akbal, bu amaçla dernek kurduklarını söyledi. Akbal, başvurularını yaptıklarını yakın zamanda resmi onayı da alacaklarını ifade etti. 12 kurucu üyesi olacak derneğin, ağırlıklı yapısı da genç müteahhitlerden oluyor. Bu ekip Türkiye’nin gayrimenkul pazarını yurtdışına tanıtmak için örgütlü yapısıyla birer elçi gibi çalışacak. Var olan mevcut pazarlarda etkinlik arttırılırken bir yandan da yeni pazarlar bulmak için çeşitli çalışmalar yapılacak. Ayrıca devletle daha koordineli çalışıp, tanıtım katkısı almayı planlıyorlar.

Çarklar hızlanacak istihdam artacak

İNDER Başkanı Nazmi Durbakayım, gayrimenkul sektörü için 2020’nin daha hareketli geçeceğini söyledi. Bu yıl 2019’dan alınan derslerin etkisiyle yapılan düzenlemelerin olumlu sonuçlarını göreceklerini ifade eden Durbakayım, “2019’da 94’lerden yüzde 68’lere kadar gerileyen inşaat sektörüne güven endeksi tekrar yükselme eğiliminde. 2020’de çarklar yeniden dönüyor. Böylelikle daha önceki yıllarda yakaladığımız 2.2 milyon istihdam sayısını aşarak bu yıl bu sayıyı 2.5 milyona çıkarmayı amaçlıyoruz” dedi.

Kaynak: https://www.borsagundem.com/haber/yabanciya-konut-satisi-icin-dernek-kuruluyor/1463431

5 MİLYON ÜSTÜ GAYRİMENKULE İKİ DEĞERLEME RAPORU

BANKALARIN gayrimenkul değerleme şirketlerine 5 milyon lira üzerindeki konutlar için değerleme raporlarını iki kere yaptırma zorunluluğu geldi.

5 milyon lira üzerinde değere sahip gayrimenkuller için 30 gün içinde farklı değerleme kuruluşlarına iki adet değerleme raporu yaptırılacak. Aynı konuya ilişkin iki rapordaki değer farkının yüzde 10’dan az olması durumunda bu iki rapordaki değerlerin aritmetik ortalaması esas alınacak. Fark yüzde 10’dan fazlaysa ilk iki değerleme kuruluşu dışındaki üçüncü bir değerleme kuruluşuna değerleme yaptırılarak birbirine en yakın olan iki değerin aritmetik ortalaması alınacak.

KREDİYİ ETKİLİYOR

Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği (TDUB) Başkanı Encan Aydoğdu, bankalardan kredi çekerken değerleme uzmanları olarak gayrimenkullere ilişkin değerleme raporu hazırladıklarını belirterek, “Vatandaş konut kredisi çekmek istediğinde bankalar bize yönlendiriyor. Ana müşterimiz bankalar. Değerleme şirketleri üzerinden alınan raporlara göre kredi büyüklüğü belirleniyor. Bağımsızlığımızı ve tarafsızlığımızı artıracak düzenlemeler talep etmiştik. Bu düzenleme reel değerleri kuvvetlendirecek, tazminat baskısı altında kalmayacağız” dedi. 5 milyon lira üstü gayrimenkuller için iki rapor verilmesini de kendilerinin talep ettiğini dile getiren Aydoğdu, “5 milyon lira üzerinde çekilecek kredilerde yüzde 10’luk bir sapma ciddi bir rakama denk geliyor. 500 bin liralık kredideki sapma ile 10 milyon liradaki sapma arasında ciddi bir fark var. Biz 450-500 veri üzerinden değerleme yapıyoruz. Sektörde genelde sapma oranı yüzde 10-15 civarında ama büyük kredilerde sapma payı miktarı arttığı için kredi yükünü etkiliyor. Tezatlık oluşmasın, kredi kullanacak vatandaşta soru işareti kalmasın istedik” bilgisini verdi.

SÜRESİZ TEMİNAT MEKTUBU

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) Bankaların Değerleme Hizmeti Almaları ve Bankalara Değerleme Hizmeti Verecek Kuruluşların Yetkilendirilmesi ve Faaliyetleri hakkında yönetmelik değişikliği dün Resmi Gazete’de yayımlandı. Yönetmeliğe göre, değerleme kuruluşlarından değerleme hizmeti alan bankalar, bir değerleme kuruluşundan hizmet alımının durdurulmasını veya önemli ölçüde azaltılması tercihini, ticari teamüllere ve dürüstlük kuralına aykırı olarak bağımsızlığı zedeleyici şekilde kullanamayacak. Bankalar, değerleme kuruluşlarından süreli veya süresiz teminat mektubu isteyemeyecek ve değerleme raporlarındaki hatalar sonucu zarara uğradıklarına dair tek taraflı beyanlarıyla bağımsızlığı zedeleyici şekilde uygulama ve yöntemler kullanamayacak. Bankalar, her ne gerekçeyle olursa olsun, değerleme raporuna konu varlığın değerleme kuruluşları tarafından satın veya devralınmasını talep edemeyecek.

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/5-milyon-ustu-gayrimenkule-iki-degerleme-raporu-41416439

BİR YILDA YABANCIYA KONUT SATIŞI YAKLAŞIK %15 ARTTI

TÜİK verilerine göre Türkiye genelinde geçen yıl 1 milyon 348 bin 729 konut satıldı. Konut satışları bir önceki yıla kıyasla yüzde 1,9 geriledi ancak yabancılara yapılan konut satışlarında önemli oranda artış yaşandı.
Satışlarda 237 bin 675 konutla en yüksek pay (yüzde 17,6) İstanbul‘un oldu. İstanbul’u 132 bin 486 konut satışıyla (yüzde 9,8) Ankara, 79 bin 221 konut satışıyla (yüzde 5,9) İzmir takip etti. Konut satış sayısının en düşük olduğu il ise 185 konutla Ardahan oldu.

İşte detaylar…

Aralık ayı konut satış rakamları

• Konut satışları geçen yılın aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 47,7 artarak 202 bin 74 oldu.

• Aralık 2019’da konut satışlarında ilk sırayı 40 bin 317 konutla (yüzde 20) İstanbul aldı. İstanbul’u 20 bin 84 konut satışıyla (yüzde 9,9) Ankara, 12 bin 284 konut satışıyla (yüzde 6,1) İzmir izledi.

• Konut satış sayısının düşük olduğu iller 29 konutla Hakkari, 33 konutla Ardahan ve 103 konutla Tunceli olarak belirlendi.

• Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Aralık 2019’da bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 603 artarak 50 bin 278’e yükseldi.

• Toplam konut satışları içinde ipotekli satışın payı yüzde 24,9 olarak gerçekleşti. İpotekli satışlardan İstanbul 10 bin 137 konut satışıyla yüzde 20,2 pay aldı.

• Türkiye genelinde aralık ayında diğer satış türleri sonucunda el değiştiren konut sayısı ise bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 17 artarak 151 bin 796 oldu.

• Diğer konut satışlarında İstanbul 30 bin 180 konut satışı ve yüzde 19,9 payla ilk sıraya yerleşti. İstanbul’daki toplam konut satışları içinde diğer satışların payı ise yüzde 74,9.

• Ankara 13 bin 873 diğer konut satışıyla ikinci sırada yer alırken, bu ili 8 bin 548 konut satışıyla İzmir izledi. Diğer konut satışının en az olduğu il 26 konutla Ardahan olarak belirlendi.

 

Sıfır konut satışı arttı

• Türkiye genelinde ilk defa satılan konut sayısı, geçen yılın aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8 artarak 75 bin 480 olarak tespit edildi.

• Toplam konut satışları içinde ilk satışın payı yüzde 34,4 olarak belirlendi.

• İlk satışlarda İstanbul 14 bin 772 konut satışıyla en yüksek paya (yüzde 19,6) sahip oldu. İstanbul’u 6 bin 79 konut satışıyla Ankara ve 3 bin 760 konut satışıyla İzmir izledi.

• İkinci el konut satışları aralıkta 2018’in aynı ayına göre yüzde 89 artarak 126 bin 594 olarak gerçekleşti.

• İstanbul, ikinci el konut satışlarında da 25 bin 545 konut satışı ve yüzde 20,2 payla ilk sıraya yerleşti. İstanbul’daki toplam konut satışları içinde ikinci el satışların payı yüzde 63,4 oldu. Ankara’da 14 bin 5, İzmir’de 8 bin 524 ikinci el konut satıldı.

• Aralık ayında yabancılara 5 bin 298 konut satışı gerçekleşti. Yabancılara yapılan konut satışlarında, ilk sırayı 2 bin 650 konut satışıyla İstanbul aldı. İstanbul’u 957 konut satışıyla Antalya, 317 satışla Ankara, 212 satışla Bursa ve 154 ile Yalova izledi.

• Irak vatandaşları Türkiye’den 897 konut satın alırken, Irak’ı 763 konutla İran, 362 konutla Rusya ve 312 konutla Afganistan vatandaşları takip etti.

 

Yabancıya konut satışında zirve!

Yabancılara yapılan konut satışları geçen yıl 2018 yılına kıyasla yüzde 14,7 artarak 45 bin 483 olarak kayıtlara geçti. Yabancılara konut satışında ilk sırayı 20 bin 857 konutla İstanbul aldı. İstanbul’u 8 bin 951 konutla Antalya, 2 bin 539 konutla Ankara ve 2 bin 213 konutla Bursa takip etti.

• Iraklılar 2019’da Türkiye’den 7 bin 596 konut satın aldı. Bunu, 5 bin 423 konutla İran, 2 bin 893 konutla Rusya, 2 bin 208 konutla Suudi Arabistan ve 2 bin 191 konutla Afganistan vatandaşları takip etti.

• Türkiye genelinde geçen yıl erkekler yüzde 57,5 payla 775 bin 653, kadınlar yüzde 31,2 payla 420 bin 276 konutun sahibi olurken, 24 bin 141 konut (yüzde 1,8) kadınlar ve erkekler tarafından ortaklaşa alındı.

• İstanbul 66 bin 414 konut satışıyla (yüzde 15,8) Türkiye’de kadınlar tarafından en fazla konut satın alınan il oldu. İstanbul’da 126 bin 170 konut da erkekler tarafından alındı. Şehirde kadınlar ve erkekler tarafından ortak alınan konut sayısı ise 5 bin 337 olarak kayıtlara geçti.

• Ardahan 46 konutla kadınlara, Hakkari de 125 konutla erkeklere en az satışın gerçekleştiği il oldu.

Kaynak: https://www.gayrimenkuldunyasi.com/bir-yilda-yabanciya-konut-satisi-yaklasik-yuzde-15-artti/

GAYRİMENKUL SEKTÖRÜ 2020 YILINA OLUMLU BAKIYOR

Gayrimenkul ve inşaat sektörü temsilcileri, 2019’da gerçekleşen toplam konut satış adedinin yıllık bazda sınırlı gerilemesine rağmen, konut kredi faizlerinin düşürülmesi ve iç piyasadaki olumlu gelişmelerin 2020 için büyük umut oluşturduğunu açıkladı.

İstanbul İnşaatçılar Derneği (İNDER) Yönetim Kurulu Başkanı Nazmi Durbakayım, 2019’daki toplam konut satış adedinin bir önceki yıla yakın seviyede gerçekleştiğini belirterek, yılın son 3 ayında konut kredi faizlerinin yüzde 0,79’a kadar gerilemesinin olumlu etkisiyle büyük bir ivme kazanan konut talebinin yılı 1 milyon 348 bin 729 adet satışla tamamladığını belirtti.

Faizlerin gerilemesine bağlı olarak ekonomi ve sektördeki güven endeksinin yükselmesinin, satışların temelini sağlamlaştırırken, bu yıl için büyük umut olduğunu dile getiren Durbakayım, “Geçtiğimiz yıl gerçekleşen satışların demografik yapısındaki olumsuz değişimlerin 2020’de normal seviyesine dönmesini bekliyoruz. Bu kapsamda, toplam satışlar içindeki ipotekli satış ve birinci el satış oranlarının yeniden yüzde 50-60 seviyelerine çıkmasını bekliyoruz.” dedi.

Durbakayım, bu hafta içinde TBMM’ye sunulan yeni imar yasasının, sektörde rafa kaldırılan projelerin tekrar gündeme gelmesine katkı sağlayacağını dile getirdi. 2020’de gündeme gelecek yeni projelerin, yatay mimariye uygun ve aşırıya kaçmayan sosyal donatılara sahip olacağı için beklenen fiyat artışlarının bir kısmını absorbe edeceğini düşünen Durbakayım, “Diğer taraftan toplam 45 bin 483 adede yükselerek yeni bir rekor kıran yabancı satışlarının da bu yıl yeni bir zirve yapacağını öngörüyoruz. Geçtiğimiz yıl Körfez ülkeleri ve Rusya vatandaşlarının yoğun talebine bu yıl Çinli vatandaşların da büyük katkı sağlayacağını söyleyebilirim.” ifadelerini kullandı.

Konut Geliştiricileri ve Yatırımcılar Derneği (Konutder) ve Sur Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Altan Elmas, konut satışlarında 2019’da yıllık bazda gerçekleşen azalışa rağmen son 4 yıllık ortalamaya çok yakın bir rakamla yılı tamamladıklarını söyledi.

“Aralık ayında kırılan rekorda yıl sonunda biten tapu harcı ve KDV indirimin de önemli bir payı olduğunu görüyoruz”

Hükümetin aldığı tedbirlerle, kamu bankalarının konut kredisi faiz oranlarını indirmesiyle başlayan süreçte ertelenen konut talebinin canlandığını ve yeniden konut alımına geçildiğini belirten Elmas, “Aralık ayında kırılan rekorda yıl sonunda biten tapu harcı ve KDV indirimin de önemli bir payı olduğunu görüyoruz. Böylece yılın ilk yarısında yaşanan düşüşü ikinci yarıda telafi ettik ve çalışmalarımızın karşılığını aldık. Sektörümüzün yeniden moral bulmasıyla birlikte 2020’yi üretim ve istihdamın arttığı daha bereketli bir yıl olmasını temenni ediyoruz.” diye konuştu.

Elmas, konut kredisi ve TL mevduat faizlerindeki düşüşün ikinci el konut satışını göreceli olarak daha fazla artırdığına vurgu yaptı. Konut alıcılarını sıfır konuta yönlendirecek teşvik mekanizmalarına ihtiyaç olduğunu vurgulayan Elmas, bu çerçevede kamu bankalarının sıfır konutlar için kredi faizini düşürerek çok önemli bir adıma öncülük ettiğini söyledi.

Sıfır konutlar artık daha avantajlı

“Bu adım sıfır konutları avantajlı hale getirdi. Toplam satışların içinde sıfır konut satışının artması, inşaat sektörümüzün, sanayimizin, hizmet sektörümüzün ve dolayısıyla ülke ekonomimizin büyümesi ve istihdamın artması anlamına gelmektedir. Vatandaşlarımız sıfır konutlara yönlendirildikçe enerji verimliliği elde edilecek ve depremin yıkıcı etkisi büyük ölçüde azaltılmış olacak. Bu nedenle, 2019 sonunda biten harç ve KDV indirimi teşviklerinin birinci ele yönelik olarak uzatılmasını hükümetimizden talep ediyoruz.”

Elmas, 2019’da sınırlı sayıda yeni ruhsat alındığını, ruhsat alımlarındaki bu düşüşle ve stokların gün geçtikçe erimesiyle mevcut konutların değerinin artacağını, yeni konutların ortalama yüzde 40-50 arası daha pahalıya mal edileceğini dile getirdi. Vatandaşlara bu gelişmeler ışığında tavsiyede bulunan Elmas, “Bu süreçte konut alan vatandaşlarımız bu fiyat ve oranlarla kazançlı çıkacaklardır.” dedi.

Kaynak: https://www.gayrimenkuldunyasi.com/gayrimenkul-sektoru-2020-yilina-olumlu-bakiyor/

YATIRIM AMAÇLI KONUT ALIMI ARTACAK

Yatırım amaçlı konut alımı artacak

Hükümetin konut piyasasını canlandırmak, alıcıların elini rahatlatmak için attığı adımlara firmaların da destek vermesiyle de gayrimenkul yeniden para getiren yatırım aracı olacak. Konut artışındaki hızlanmayla birlikte konut yatırımlarındaki geri dönüş süreleri de kısalacak. Konut kredilerinde faizlerin düşmesiyle beraber yatırım amaçlı konut alımı da hız kazanacak. Konut yatırımında geri dönüş süresinin kısalması konutların getirisini artıracak. Ev sahipleri ortalama 16-18 yılda yatırımlarını geri kazanabilecek.

GERİ DÖNÜŞ SÜRESİ 22 YILA ÇIKTI
Merkez Bankası uzmanlarının yaptığı araştırmaya göre 2010’da ortalama 18 yıl olan geri dönüş süresi 2018’de 22 yıl oldu. Bu yıl itibariyle satın alınan bir konutun kendini amorti etme süresi 2010’a göre alınan bir konutta 4 yıl uzadı. İstanbul, İzmir, Ankara gibi büyükşehirlerde geri dönüş süreleri yeni konutlarda 20 yılın üzerine çıktı. İstanbul’da konut değer artış oranı 2016’da en yüksek seviyeye ulaştı, 2017’de yatay seyir izledi. Ankara ve İzmir’de konut fiyatları kira artış oranın üzerinde seyrediyor. Atılan yeni adımlarla birlikte bu sürenin 2010 seviyelerine düşmesi hedefleniyor. Üç büyük ilde de konut yatırımlarının geri dönüş süreleri Türkiye ortalamasının üstünde seyrediyor. Geri dönüş süreleri, İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla 26, 25 ve 24 yıl olarak hesaplandı. Günümüzde İstanbul’da konut satın alan bir kişinin ödediği parayı, konutu kiraya vererek geri alması için, Ankara’da konut satın alan bir kişiye göre 1 yıl, İzmir’de konut satın alan bir kişiye göre ise 2 yıl daha fazla beklemesi gerekiyor.

YATIRIM IÇIN KONUT ALIMI ARTAR
Faizlerdeki düşüşün etkisiyle 2018’de yatırım amaçlı konut alımları da hız kazanacak. Hükümetin ekonomi paketiyle konut teslimlerinde uygulanan yüzde 18 KDV’yi yüzde 8’e, tapu harcı oranını yüzde 4’ten yüzde 3’e indirmesi de piyasaya olumlu yansıdı. Yapılan düzenleme ile 600 bin liralık konut alım satımında yüzde 4 üzerinden 24 bin lira olan harç yüzde 3 üzerinden 18 bin liraya düştü. konut alma düşüncesi olanlar 31 Ekim’de sona erecek bu düzenlemeden yararlanmak isteyince talep öne çekildi. Harç indiriminin ardından Ziraat Bankası öncülüğünde konut kredisi faiz oranlarının aylık yüzde 0.98’e düşürülmesi piyasaları daha da hareketlendirdi.

ISTANBUL’DA DÖNÜŞ SÜRESI % 22
İstanbul’da konut yatırımlarının ortalamaya göre dönüş süresi yüzde 22’lerin üzerine çıkıyor. Geri dönüş süresi en kısa olan bölge ise 19 yılla Esenyurt-Beylikdüzü, en uzun bölge de 34 yılla Kadıköy-Bağdat Caddesi- Göztepe olarak sıralanıyor. konut geri dönüş süresi yatırım yapılacak konutun alış bedeline konutun aylık kira bedelini bölerek ortalama amortisman süresini hesaplanıyor.

GÜVENLİ YATIRIM ARACI
Merkez Bankası uzmanlarınca hazırlanan konutta geri dönüşüm raporuna göre, Türkiye’de konut, bir barınma ihtiyacı olduğu kadar güvenli bir yatırım aracı olarak da görülüyor. Konut yatırımı yapmak isteyen kişiler için en önemli göstergelerden biri konut yatırımlarının geri dönüş süresi. Bu süre, konutu satın mı almalısınız yoksa kiralamalı mısınız konusunda size yol gösteriyor. Geri dönüş süresinin uzun olması evi kiralamanızın, kısa olması ise evi satın almanızın daha avantajlı olabileceğini gösteriyor.