Perakendeci mağaza kapatıyor, ‘dijital’de doğan mağaza açıyor

COVID-19 sürecinin dünyayı kasıp kavurması, ilk dönemlerde hayatı durduran noktaya gelinmesi, şu tür haberli sıklaştırdı:

► JC Penny, 800 mağazasının 240’ını kapatıyor.

►Macy’s, 3 yıl içinde 125 mağaza kapatacak.

Ardından mağaza kapatma eğilimleri araştırmalara yansıdı:

► Coresight Research: Bu yıl 20-25 bin büyük ölçekli perakende mağazası kapatılacak.

► UBS: 2025’e kadar her yıl ABD’deki mağazaların yüzde 2’si kapanacak. 2019’da 883 bin olan perakende mağaza sayısı 2025’te 782 bine düşecek.

Pamela N. Danziger’in forbes.com’daki konuyla ilgili yazısı Türkiye’de perakende sektörüne danışmanlık hizmeti veren bir arkadaşımın dikkatini çekince bana da gönderdi.

Danziger’in yazısının girişinde şu saptama var:

– Perakende sektöründe işler kötüye gitmeye başlayınca ilk refleks mağazaları kapatmak oluyor. COVID-19 nedeniyle mağazalarını açamayan perakendecilerin çoğu da toparlanmak için bu yolu tercih ediyor.

Danziger, yazısında forbes.com yazarlarından Steve Dennis’in yeni kitabı “Remarkable Retail”den şu alıntıya yer verdi:

– İrtifa kaybeden bir perakende mağazası için çözüm çok sayıda mağaza kapatmak değil. Büyük ölçekli olup da maliyetleri kısarak ya da mağaza azaltarak rahata eren bir perakende markası görmedim.

Danziger, ardından şu noktaya işaret etti:

– Sıkıntıya düşen çok sayıda perakendeci kendini korumaya çalışırken, dijital teknolojileri benimsemiş az sayıdaki marka da birbiri ardına mağazalar açıyor.

Yazıda Forbes muhabiri Lauren Debter’in haberinden şu bilginin altı çizildi:

– Yaklaşık 2 bin dijital marka mağaza açıyor. 2023’e kadar 850 mağazanın daha açılacağı öngörülüyor.

Danziger, bu eğilimi görünce şu soruyu ortaya attı:

– Peki ama neden?

Yanıtını şöyle verdi:

– Online ortamda yeni müşteri kazanmanın maliyeti büyük bir hızla artıyor. Dijital markaların çabaları, fiziksel anlamda da perakende dünyasında yer almadıkça artık işe yaramıyor.

Sonra ekledi:

– Dijital markalar açısından mağazalar, satış yapılsın ya da yapılmasın, yeni müşteri kazanmak için merkez rolü üstleniyor.

“Retail Prophet” danışmanlık şirketinin kurucusu ve “Reengineering Retail: The Future of Selling in d Post-Digital World” kitabının yazarı Doug Stephens’in şu yorumu üzerinde durdu:

– Mağazaları sadece satış üzerinden değerlendirirseniz, aralarındaki farkı asla anlayamazsınız ve daha da kötüsü, büyük olasılıkla yanlış mağazalar kapatırsınız.

“Kearney” şirketinin Global Tüketici Uygulamaları Stratejisi Ortağı ve “The Future of Shopping Centers” araştırması yazarı Michael Brown’ın şu yaklaşımını yazısında paylaştı:

-Mağaza, müşterilerin markayla ilişki kurması için fırsattır. Müşterilere markayla, markanın temsilcileriyle bağ kurma ve markadan ilham alma imkanı sunar.

Pamela N. Danziger’in forbes.com’daki yazısı, online satışların artmasının mağazaları ortadan kaldırmayacağını gösteriyor.

Perakende sektörünün yeni yol haritasında bu durumu aklından çıkarmaması gerektiği anlaşılıyor…

‘Müşteriyle etkileşim’ mağazanın kâr-zarar hesabına dahil edilsin

PAMELA N. Danziger, forbes.com’daki yazısında “Kearney” şirketinin Global Tüketici Uygulamaları Stratejisi Ortağı ve “The Future of Shopping Centers” araştırması yazarı Michael Brown’ın şu uyarısına yer verdi:

– Mağazayı müşteriyle etkileşim noktası olarak ölçümleme uygulamasının, kurumsal kâr-zarar hesaplarına dahil edilmesi gerekiyor. Mağazaların gerçek değerinin anlaşılabilmesi için bir dizi yeni performans ölçümünün benimsenmesi gereği ortaya çıkıyor.

Brown’ın müşteri performans ölçümlerinin mağaza bazında değil, bölgesel bazda yapılması gerektiği yaklaşımını paylaştı:

– Perakende şirketleri bölgesel bakış açısı edinirse, belirli bir pazarda müşterilerle farklı seviyelerde ilişki kurmak için farklı mağaza türleri tasarlayabilirler.

Bown’ın şu sözlerinin altını bir kez daha çizdi:

– Mağaza, markaya müthiş değer katar. Bu bir pazarlama biçimidir. Müşteri kazanmaktır. Etkileşim noktasıdır. Markayı güçlendirme ve bağ kurma imkanıdır.

Pamela Danziger, yazısında Cowen Genel Müdürü Oliver Chen’in şu değerlendirmesine yer verdi:

– Yöneticiler, mağazaların yeni müşteri kazanma açısından değişen rolünü görmeli. Mağazaları, hem online hem de offline müşteri kazanımı için deneyim noktası olarak değerlendirmeli.

Mezar yerine kredi verildiği günleri gördük

GAYRİMENKUL Borsası (GABORAS) CEO’su Kurtuluş Altun’la Dünya YouTube kanalındaki haftalık yayınımıza konuk olan Eva Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Cansel Şirin Turgut Yazıcı, sektörün Türkiye’de devreye girdiği günleri anlatırken ilk dönemlerde yaşadıkları şu örneği paylaştı:

– 2001 krizinde el konulan bankaların gayrimenkullerinin değerlemesini yaparken “mezar yeri” teminat gösterilerek kredi alındığına dair örnekler gördük.

Yazıcı, gayrimenkul değerleme şirketlerinin devreye girmesini sağlayan yasanın 2002’de çıktığını, SPK’dan lisans alan şirketlerin faaliyete 2003’te başladığını kaydetti:

-200’e yakın gayrimenkul değerleme şirketi var. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), 2006’da yaptığı bir düzenlemeyle bu şirketlere bankalardaki gayrimenkullerin değerlemesine dönük ek lisans vermeye başladı.

Yazıcı’ya sordum:

– Bankaların “mezar yeri”ni teminat kabul edip, kredi verdiği örnekler bugün de var mı?

Yanıtladı:

– Hayır…

kaynak: https://www.dunya.com/kose-yazisi/perakendeci-magaza-kapatiyor-dijitalde-dogan-magaza-aciyor/479213

Bir önceki yazımız olan Yabancıların gayrimenkulde en çok tercih ettiği il Manisa oldu ve ekspertiz raporu başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir